Sayfa  -  341           cüz - 18

23- MÜ'MİNÛN SÛRESİ

23- MÜ'MİNÛN SÛRESİ

Mekke döneminde inmiştir. 118 âyettir. Sûre, adını birinci âyette geçen “el-Mü’minûn” kelimesinden almıştır. “el-Mü’minûn”, mü’minler demektir. Müşriklere son uyarı niteliğindeki bu sûrede, mü’minlerin zafere ulaşacakları, kötülerin cezaya çarptırılacağı konu edilmektedir.

Bismillâhirrahmânirrahîm

1.         Mü’minler, gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.

2.         Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.

3.         Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.

4.         Onlar ki, zekâtı  öderler.

5.         Onlar ki, ırzlarını korurlar.

6.         Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.

7.         Kim bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır.

8.         Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riâyet ederler.

9.         Onlar ki, namazlarını kılmağa devam ederler.

10.        İşte bunlar varis olanların ta kendileridir.

11.        Onlar Firdevs cennetlerine varis olurlar. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

12.        Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.

13.        Sonra onu az bir su (meni) hâlinde sağlam bir karargâha (ana rahmine) yerleştirdik.

14.        Sonra bu az suyu “alaka”[1] hâline getirdik. Alakayı da “mudga”[2] yaptık. Bu “mudga”yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şânı ne yücedir!

15.        Sonra (ey insanlar) siz bunun ardından muhakkak öleceksiniz.

16.        Sonra yine muhakkak siz, kıyamet gününde (tekrar) diriltileceksiniz.

17.        Andolsun, biz sizin üzerinizde yedi  yol yarattık.[3] Biz yarattıklarımızdan habersiz değiliz.

[1] “Alaka”; erkeğin spermiyle döllenmiş yumurtadan bir hafta zarfında oluşan hücre topluluğunun rahim cidarına asılıp gömülmüş şekli demektir.

[2] “Mudga”; ceninin, üzerinde diş izlerini andıran şekiller taşıyan henüz uzuvları oluşmamış şekli demektir. Ceninin ana rahminde geçirdiği evreler için ayrıca bakınız: Hac sûresi, âyet, 5.

[3] “Yedi yol” ifadesi ile güneş sisteminde yer alan, dünya dışındaki yedi gezegenin yörüngelerine işaret ediliyor olabilir. Bu ifade, “gökteki yedi yıldız sistemi”, “yedi gök tabakası” diye de açıklanmıştır.