Sayfa  -  563     cüz - 29

67- MÜLK SÛRESİ-----68- KALEM SÛRESİ

27.               Onu (azabı) yakından gördükleri zaman inkâr edenlerin yüzleri kötüleşir ve onlara, “İşte bu, (alaylı bir biçimde) isteyip durduğunuz şeydir” denir.

28.               De ki: “Söyleyin bakalım: Diyelim ki Allah beni ve beraberimdekileri helâk etti, yahut bize acıdı.  Peki, ya inkârcıları elem dolu bir azaptan kim koruyacak?”

29.               De ki: “O, Rahmân’dır. O’na iman ettik, yalnızca O’na tevekkül ettik. Siz, kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında öğreneceksiniz!”

30.               De ki: “Söyleyin bakalım: Suyunuz çekiliverse, size kim temiz bir akar su getirir?”

68- KALEM SÛRESİ

Mekke döneminde inmiştir. 52 âyettir. Sûre, adını birinci âyette geçen “el-Kalem” kelimesinden almıştır. “Nûn” sûresi diye de anılır. Sûrede başlıca, Hz. Muhammed’in peygamberliğinin ispatı ve mü’minler ile kâfirlerin akıbetleri konu edilmiştir.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

1,2.       Nûn.[1] (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki,  sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.

3.         Şüphesiz sana tükenmez bir mükâfat vardır.

4.         Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.

5,6.       Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.

7.         Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi daha iyi bilir. O, hidayete erenleri de daha iyi bilir.

8.         O hâlde yalanlayanlara boyun eğme.

9.         İstediler ki, yumuşak davranasın, böylece onlar da yumuşak davransınlar.[2]

10,11,12,13,14. Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

15.        Âyetlerimiz kendisine okunduğu zaman, “Öncekilerin masalları!” der.

[1] Bu harf ile ilgili olarak Bakara sûresinin ilk âyetinin dipnotuna bakınız.

[2] Âyette müşriklerin, Resûlullah’tan tevhid mücadelesinde tavizkâr davranması, batıl inançlarını, haksızlıklarını, birtakım çirkin maksatlarını kabullenip eleştirmemesi yönündeki isteklerine işaret edilmektedir. Resûlullah’ın onlara karşı böyle tavizkâr davranması durumunda, onların da kendisine karşı yumuşak davranacaklarına dikkat çekilmektedir.