Sayfa  -  564        cüz - 29

68- KALEM SÛRESİ

16.        Yakında biz onun burnunu damgalayacağız.

17.        Şüphesiz biz, vaktiyle “bahçe sahipleri”ne belâ verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkârcılara) da belâ verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirler gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi.

18.        (Bunu tasarlarken) istisna da yapmıyorlardı. (“İnşaallah” demiyorlardı.)

19.        Nihayet onlar uykuda iken Rabbinden bir afet (ateş) bahçeyi sardı.

20.        Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.

21,22.   Derken, sabahleyin birbirlerine, “Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin” diye seslendiler.

23,24.   Bunun üzerine, “Sakın, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın” diye fısıldaşarak yola koyuldular.

25.        (Yoksullara yardım etmeğe) güçleri yettiği hâlde (böyle söyleyerek) erkenden yola çıktılar.

26.        Fakat bahçeyi o hâlde gördüklerinde, “Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!” dediler.

27.        (Gerçeği anlayınca da), “Hayır, meğer biz mahrum bırakılmışız!” dediler.

28.        Onların en akl-ı selim sahibi olanı, “Ben size ‘Rabbinizi tespih etseydiniz ya! dememiş miydim?” dedi.

29.        Onlar, “Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz). Şüphesiz biz zalim kimseler imişiz” dediler.

30.        Bunun üzerine birbirlerini kınamaya başladılar.

31.        Şöyle dediler: “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!”

32.        “Umulur ki, Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Çünkü biz artık Rabbimizi arzulayanlarız.”

33.        İşte böyledir azap! Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür; ah bir bilselerdi!

34.        Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında Naîm cennetleri vardır.

35.        Biz müslümanları suçlular gibi kılar mıyız?

36.        Size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz?

37.        Yoksa size ait bir kitabınız var da (bu batıl hükümleri) ondan mı okuyorsunuz?

38.        Onda, “Seçip beğendiğiniz her şey mutlaka sizindir” (diye mi yazılı?)

39.        Yahut bizden, her ne hükmederseniz mutlaka öyle olacağına dair Kıyamete kadar sürecek kesin sözler mi aldınız?

40.        Sor onlara: “Onların hangisi bu (iddianın doğruluğu)na kefildir?”

41.        Yoksa onların ortakları mı var? Doğru söyleyenler iseler, haydi getirsinler ortaklarını!

42,43.   Baldırların açılacağı (işlerin zorlaşacağı) ve kâfirlerin secdeye çağrılıp da gözleri düşmüş ve kendilerini zillet kaplamış bir hâlde buna güç yetiremeyecekleri günü (Kıyamet gününü) düşün. Hâlbuki onlar sağlıklarında secde etmeye çağrılıyorlar (ve buna yanaşmıyorlar)dı.