Sayfa  -  567           cüz - 29

69- HÂKKA SÛRESİ---70- ME'ÂRİC SÛRESİ

5.       “Bu sebeple, bugün burada onun samimi bir dostu yoktur.”

36.       “Kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur.”

37.       Onu günahkârlardan başkası yemez.”

38,39,40. Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur’an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah’tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.

41.       O, bir şairin sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz!

42.       Bir kâhinin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!

43.       O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir.

44,45.   Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık.

46.       Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik.

47.       Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı.

48.        Şüphesiz Kur’an, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.

49.        Şüphesiz biz, içinizden yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.

50.        Şüphesiz Kur’an, kâfirler için mutlaka bir pişmanlık sebebidir.

51.        Şüphesiz Kur’an, gerçek kesin bilgidir.

52.        O hâlde sen, yüce Rabbinin adıyla tespih et.

70- ME'ÂRİC SÛRESİ

Mekke döneminde inmiştir. 44 âyettir. Sûre, adını üçüncü âyetteki “el-Me’âric” kelimesinden almıştır. Me’âric, yükselme yolları demektir. Sûrede başlıca, Mekke müşriklerinin inkâr, inat ve azgınlıkları, insan tabiatının bazı yönleri, ölüm ötesi hayatın gerçekliği konu edilmektedir.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

1,2,3.    Soran birisi, yükselme yollarının sahibi[1] Allah tarafından kâfirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.[2]

4.         Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.

5.         (Ey Muhammed!) Sen güzel bir şekilde sabret.

6.         Şüphesiz onlar o azabı uzak görüyorlar.

7.         Biz ise onu yakın görüyoruz.

8,9.      Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla.

10.       (O gün) hiçbir samimi dost, dostunu sormaz.

[1] .  “Allah’ın sahip olduğu yükselme yolları” ile; meleklerin, kendisine yükseldiği özel yol ve boyutlar kastedilmiş olabileceği gibi, 33-47. âyetlerde gündeme getirilen ve kulları yüceltip Allah’a yaklaştıran yollar konumundaki ibadet ve güzel davranışlar da kastedilmiş olabilir.

[2] Kureyş kabilesinin müşrik liderlerinden olan Nadr b. Hâris ve benzerleri, Hz.Peygamberin uyarılarıyla ve Kur’an’la alay ederek, “Ey Allah! Eğer şu Kur’an senin katından inmiş bir hak kitap ise, üzerimize hemen gökten taş yağdır veya elem dolu bir azap getir” (Enfâl sûresi, âyet, 32) demeleri üzerine bu âyet inmiştir.