Sayfa  -  568    cüz - 29

70- ME'ÂRİC SÛRESİ

11,12,13,14.      Birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.

15,16.   Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz cehennem, derileri kavurup çıkaran alevli ateştir.

17,18.   O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.

19.        Şüphesiz insan çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır.

20.        Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.

21.        Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır.

22.        Ancak, namaz kılanlar başka.

23.        Onlar, namazlarına devam eden kimselerdir.

24,25.   Onlar, mallarında; isteyenler ve (isteyemeyip) mahrum kalanlar için belli bir hak bulunan kimselerdir.

26.        Onlar, ceza gününü tasdik eden kimselerdir.

27.        Onlar, Rablerinin azabından korkan kimselerdir.

28.        Çünkü, Rablerinin azabından emin olunamaz.

29.        Onlar, mahrem yerlerini koruyan kimselerdir.

30.        Ancak eşleri, yahut sahip oldukları cariyeleri başka. Çünkü onlar (eşleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar.

31.        Kim bunun ötesini isterse, işte onlar sınırı aşan kimselerdir.

32.        Onlar, emanetlerini ve verdikleri sözü gözeten kimselerdir.

33.        Onlar, şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir.

34.        Onlar, namazlarını titizlikle koruyan kimselerdir.

35.        İşte onlar cennetlerde ikram göreceklerdir.

36,37.   Şimdi, inkâr edenlere ne oluyor ki, boyunlarını uzatarak (alay etmek için) sağdan soldan gruplar hâlinde sana doğru koşuyorlar?

38.        Onlardan her biri Naîm cennetine sokulacağını mı umuyor?[3]

39.        Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz biz onları kendilerinin de bildikleri şeyden (meniden) yarattık.

[3] Müşrikler bölük bölük gelerek, Hz.Peygamber’in etrafındakilerin arasına karışır, onun sözlerini dinleyip, “Şâyet bunlar, Muhammed’in dediği gibi cennete gideceklerse, biz elbette onlardan önce cennete gireriz” diye alay ediyorlardı.